Elkoyma Kararı Nedir?
Ceza muhakemesinde en önemli koruma tedbirlerinden biri elkoyma kararıdır. Elkoyma, bir suçun delillerinin yok edilmesini, gizlenmesini veya değiştirilmesini önlemek amacıyla kullanılan geçici bir güvenlik tedbiridir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nda (CMK) ayrıntılı şekilde düzenlenmiş olup, uygulamada hem soruşturma hem kovuşturma aşamasında sıkça karşımıza çıkmaktadır.
Elkoyma kararı, özellikle örgütlü suçlar, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti, kara para aklama ve bilişim suçları gibi alanlarda delillerin korunması açısından hayati rol oynar. Ancak bu tedbir, kişilerin mülkiyet hakkına ve özel hayatına müdahale niteliği taşıdığı için hukuk devleti ilkesi gereği sıkı usul kurallarına bağlanmıştır.
Bu makalede, elkoyma kararının tanımı, hukuki dayanakları, şartları, çeşitleri, Yargıtay içtihatları ve uygulamada karşılaşılan sorunlar ayrıntılı biçimde incelenecektir.
1. Elkoyma Kavramı ve Hukuki Dayanak
1.1. Tanım
Elkoyma, delil olabilecek veya müsadereye konu olabilecek eşyaların geçici olarak devletin denetimine alınmasıdır. Buradaki amaç, delillerin kaybolmasını önlemek ve ceza yargılamasının sağlıklı yürütülmesini sağlamaktır.
1.2. Hukuki Dayanaklar
-
CMK m.123: Suçun delili olabilecek veya müsadereye tabi eşya muhafaza altına alınır.
-
CMK m.127: Elkoyma için hâkim kararı gerekir. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı veya kolluk da elkoyma yapabilir; karar 24 saat içinde hakimin onayına sunulur.
-
CMK m.128: Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma düzenlenmiştir (özellikle kara para aklama ve ekonomik suçlarda).
-
Anayasa m.20–21: Özel hayatın ve mülkiyet hakkının korunması, ancak hâkim kararıyla sınırlandırılabilir.
2. Elkoymanın Amacı
-
Delillerin karartılmasını önlemek,
-
Suçta kullanılan araçları muhafaza etmek,
-
Suçtan elde edilen kazançlara el koymak,
-
Yargılama sonunda verilecek müsadere kararını güvence altına almak.
3. Elkoyma Kararının Şartları
3.1. Kuvvetli Suç Şüphesi
Elkoyma kararı verilebilmesi için, işlenen suçla ilgili kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı gerekir.
3.2. Gecikmesinde Sakınca Bulunması
-
Normalde elkoyma için hâkim kararı şarttır.
-
Ancak acil durumlarda savcı veya kolluk da elkoyma yapabilir.
-
Bu durumda karar en geç 24 saat içinde hâkimin onayına sunulmalıdır.
3.3. Orantılılık İlkesi
Elkoyma, ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır.
-
Delil ile ilgisi olmayan eşyalara el konulamaz.
-
Gereksiz müdahale Anayasa’ya aykırıdır.
4. El Koymaya Konu Olabilecek Eşyalar
4.1. Suçun Delili Olan Eşyalar
-
Suçun işlendiğini gösteren belgeler, araçlar, eşyalar.
👉 Örn: Göçmen kaçakçılığında kullanılan kamyon, tekne, sahte pasaportlar.
4.2. Suçta Kullanılan Araçlar
-
Uyuşturucu ticaretinde kullanılan araç,
-
Bilişim suçlarında kullanılan bilgisayar,
-
Göçmen kaçakçılığında kullanılan minibüs.
4.3. Suçtan Elde Edilen Kazançlar
-
Nakit para,
-
Banka hesaplarındaki paralar,
-
Taşınmazlar.
4.4. Dijital Materyaller
-
Cep telefonu, bilgisayar, hard disk, USB bellek.
-
CMK m.134’te ayrıca bilişim sistemlerine el koyma düzenlenmiştir.
5. Elkoyma Kararının Usulü
5.1. Hâkim Kararı
Elkoyma için asıl olan hâkim kararının bulunmasıdır.
5.2. Savcı veya Kolluk Kararı (İstisna)
-
Gecikmesinde sakınca varsa savcı veya kolluk da el koyabilir.
-
Ancak bu karar derhal savcının onayına, ardından da 24 saat içinde hâkim onayına sunulmalıdır.
5.3. El Konulan Eşyaların Tutanağa Bağlanması
El konulan eşyalar ayrıntılı biçimde tutanağa yazılır ve imza altına alınır.
5.4. İade Yükümlülüğü
Soruşturma veya kovuşturma için gerekli değilse, eşya sahibine iade edilmelidir.
6. Elkoyma ile Müsadere Arasındaki Fark
-
Elkoyma: Geçici tedbirdir, soruşturma ve kovuşturma boyunca uygulanır.
-
Müsadere: Hükümle birlikte kesinleşen, mülkiyet hakkını sona erdiren kalıcı tedbirdir (TCK m.54–55).
👉 Örnek: Göçmen kaçakçılığında kullanılan tekneye soruşturma sırasında el konulur. Dava sonunda mahkûmiyet kararı verilirse tekne müsadere edilir.
7. Yargıtay Kararları Işığında Elkoyma
7.1. Yargıtay 18. CD, 2016/13955 E., 2018/7483 K.
Göçmenlerin kapalı kasa kamyon içinde taşınması olayında, araca el konulmuş ve Yargıtay, bu aracın hem delil hem de suçta kullanılan eşya olduğu için elkoyma ve müsadere kararını onamıştır.
7.2. Yargıtay 18. CD, 2018/3331 E., 2018/14230 K.
Göçmen kaçakçılığı dosyasında, sanıkların kullandığı minibüs ve nakit paralara el konulmuştur. Yargıtay, yerel mahkemenin sadece temel ceza vermesini bozmuş ve elkoyma + müsadere kararlarının da verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
7.3. Yargıtay CGK, 2012/10-1300 E., 2013/248 K.
Hâkim onayı olmadan yapılan elkoymanın hukuka aykırı olduğuna ve böyle elde edilen delillerin mahkûmiyete esas alınamayacağına hükmetmiştir.
8. Uygulamadaki Sorunlar
-
Gerekçesiz elkoyma kararları: Bazı dosyalarda hâkimler gerekçesiz şekilde el koyma kararı vermekte, bu da Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali sayılmaktadır.
-
Uzun süre iade edilmemesi: Delil niteliğini kaybetmiş eşyanın iadesi geciktirilmektedir.
-
Orantısız müdahale: Suçla ilgisi olmayan eşyalara da el konulması mülkiyet hakkını ihlal etmektedir.
9. Anayasa Mahkemesi ve AİHM Perspektifi
-
AYM Kararları: Hak arama özgürlüğü ve mülkiyet hakkı yönünden sıkı denetim yapılmaktadır. (Örn: AYM, 2014/6192, 2017/14236 başvuru kararları).
-
AİHM İçtihatları: Elkoyma, mülkiyet hakkına müdahale sayılır; ancak meşru amaç, kanuni dayanak ve ölçülülük ilkelerine uyulmuşsa ihlal oluşmaz.
10. Sonuç
Elkoyma kararı, ceza muhakemesinde delillerin korunması ve suçla mücadelenin etkinliği açısından vazgeçilmezdir. Ancak mülkiyet hakkına doğrudan müdahale ettiği için sıkı usul güvencelerine bağlıdır.
-
CMK m.123–128 bu düzenlemelerin temelini oluşturur.
-
Yargıtay içtihatları, özellikle göçmen kaçakçılığı ve örgütlü suçlarda elkoymanın önemini vurgulamaktadır.
-
Uygulamada ise gerekçesiz kararlar, uzun süreli iade sorunları ve orantısız müdahaleler ciddi tartışma konularıdır.
Elkoyma tedbiri, hukukun üstünlüğü ilkesine uygun şekilde, hem delillerin korunmasını hem de bireylerin temel haklarının güvence altına alınmasını sağlamalıdır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/110 E. , 2015/4209 K. hakkında bir inceleme yapalım
Olayın Özeti
Dosyada, sanıkların yabancı uyruklu kişileri yasa dışı yollarla yurtdışına çıkarmak amacıyla araç temin ettikleri, göçmenlerden ücret aldıkları ve onları sahil bölgesine götürdükleri tespit edilmiştir.
Göçmenler, kapasitesinin çok üzerinde doldurulan bir tekneye bindirilmiş ve sahil güvenlik tarafından yakalanmıştır. Olay sırasında göçmenlerin hayatı ciddi tehlike altına girmiştir.
Yerel mahkeme, sanıkları TCK m.79/1 uyarınca mahkûm etmiş, ancak cezayı temel hal üzerinden vermiştir. Dosya temyiz edilince Yargıtay incelemesine taşınmıştır.
Yargıtay’ın Değerlendirmesi
1. Menfaat Unsuru
Yargıtay, göçmen kaçakçılığı suçunun oluşması için maddi menfaat unsurunun zorunlu olduğuna dikkat çekmiştir.
-
Sanıkların göçmenlerden “kişi başı belirli bir ücret” aldığı,
-
Bu nedenle yardım amacıyla değil, kazanç elde etme saikiyle hareket ettikleri kabul edilmiştir.
2. Nitelikli Hal – Hayat ve Onur Tehlikesi
Göçmenlerin, kapasitesi aşılmış teknede taşınması hayat ve onur bakımından tehlikeli koşul sayılmıştır.
-
TCK m.79/2’ye göre bu durum, cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir.
-
Yerel mahkemenin sadece temel cezayı uygulaması hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Örgütlü Faaliyet
Sanıklar arasında iş bölümü yapıldığı (toplama, barındırma, taşıma, deniz geçişini sağlama) anlaşıldığından, eylemler örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilmiştir.
-
Bu durumda sanıkların ayrıca TCK m.220 (suç işlemek amacıyla örgüt kurma/üyelik) kapsamında sorumlu olmaları gerektiği belirtilmiştir.
4. Delillerin Değerlendirilmesi
Yargıtay, göçmenlerden ele geçirilen sahte pasaportlar ve iletişim kayıtlarının hukuka uygun şekilde elde edildiğini, bu nedenle mahkûmiyet için yeterli delil olduğunu vurgulamıştır.
Kararın Sonucu
Yargıtay 18. Ceza Dairesi:
-
Yerel mahkemenin yalnızca temel ceza vermesini bozma sebebi saymıştır.
-
Sanıkların eylemlerinin nitelikli hal kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
-
Ayrıca suçun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlendiğini kabul ederek, sanıkların TCK m.220 kapsamında da sorumlu tutulması gerektiğini belirtmiştir.
Kararın Önemi
a) Uygulama Açısından
-
Göçmen kaçakçılığında menfaat unsuru olmazsa suç oluşmaz.
-
Tehlikeli koşullar (aşırı kalabalık, havasızlık, susuzluk) nitelikli haldir.
-
Örgütlü iş bölümü varsa, hem göçmen kaçakçılığından hem örgüt üyeliğinden ceza verilir.
b) Hukuki Değer Açısından
-
Bu karar, Palermo Konvansiyonu’na da uygundur.
-
Çünkü uluslararası hukuk, göçmenlerin rızası olsa dahi insan onuru ve güvenliğinin korunmasını esas almaktadır.
c) Yerel Mahkemelere Etkisi
Bu karar, yerel mahkemelerin göçmen kaçakçılığı davalarında artık daha dikkatli davranmasına yol açmıştır. Özellikle nitelikli hal ve örgütlü suç unsurlarının gözden kaçırılmaması gerektiği açıkça ortaya konmuştur.
Sonuç
Yargıtay 18. Ceza Dairesi’nin 2015/4209 K. sayılı kararı, göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin üç önemli noktayı netleştirmiştir:
-
Menfaat unsuru → Suçun kurucu unsurudur.
-
Hayat ve onur açısından tehlikeli koşullar → Nitelikli haldir ve cezayı artırır.
-
Örgüt faaliyeti → Ayrı bir suç teşkil eder ve ek cezalandırma gerektirir.
Bu yönleriyle karar, hem uygulama hem de doktrin açısından önemli bir emsal niteliğindedir.
Şimdi de konumuz olan elkoyma açısından inceleyeceğiz;
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/4209 K. Kararının Elkoyma Açısından İncelenmesi
1. Olayda Elkoymanın Konusu
Göçmen kaçakçılığı dosyasında:
-
Göçmenleri taşımak için kullanılan araçlara (tekne, kamyonet, minibüs),
-
Göçmenlerden elde edilen nakit paralara,
-
Suçun organizasyonunda kullanılan sahte pasaportlara el konulmuştur.
Yerel mahkeme bu eşyalara el koymuş, ancak gerekçesiz karar vermesi nedeniyle dosya Yargıtay’a taşınmıştır.
2. Hukuki Çerçeve
2.1. CMK Düzenlemeleri
-
CMK m.123: Delil olabilecek veya müsadereye tabi eşya muhafaza altına alınır.
-
CMK m.127: Elkoyma için hâkim kararı gerekir; gecikmesinde sakınca varsa savcı veya kolluk da el koyabilir.
-
CMK m.128: Taşınmazlara, hak ve alacaklara da el koyulabilir.
2.2. TCK Düzenlemeleri
-
TCK m.54: Suçta kullanılan eşyanın müsaderesi,
-
TCK m.55: Suçtan elde edilen kazançların müsaderesi.
👉 Bu bağlamda, göçmen kaçakçılığında kullanılan araçlar, sahte belgeler ve suçtan elde edilen paralar hem delil hem de müsadere konusu eşya niteliğindedir.
3. Yargıtay’ın Değerlendirmesi
3.1. Araçlara El Koyma
Yargıtay, göçmen kaçakçılığında kullanılan tekne ve araçların:
-
Suçun işlenmesinde kullanılan eşya olması nedeniyle,
-
Hem delil muhafazası hem de müsadere açısından el konulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir.
Yerel mahkemenin yalnızca temel ceza vermesi, elkoyma ve müsadere kararını gerekçelendirmemesi bozma sebebi sayılmıştır.
3.2. Paraya El Koyma
Göçmenlerden elde edilen dövizlerin doğrudan suçtan kaynaklanan kazanç olduğu kabul edilmiştir.
-
Bu nedenle paraya el konulması,
-
Dava sonunda ise kazanç müsaderesi yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
3.3. Sahte Pasaportlar
Sahte belgeler, hem delil hem de suçun konusu olan eşyadır. Yargıtay, bunlara el konulmasının hukuka uygun olduğunu vurgulamıştır.
4. Kararın Önemi Elkoyma Bakımından
a) Hukuki Değer
Bu karar, göçmen kaçakçılığı davalarında elkoymanın otomatik değil, gerekçeli ve ölçülü yapılması gerektiğini ortaya koymuştur.
b) Uygulama
-
Araç ve nakit gibi unsurlar, soruşturmanın başlangıcında derhal el konulmalıdır.
-
Ancak mahkeme, bu tedbirin neden gerekli olduğunu ayrıntılı şekilde gerekçelendirmelidir.
c) Hak-Özgürlük Dengesi
Elkoyma, mülkiyet hakkına müdahale olduğu için; Yargıtay, kararın hukuka uygunluk ve orantılılık denetimini sıkı yapmaktadır.
5. Sonuç
Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/4209 K. kararı, göçmen kaçakçılığı suçlarında elkoyma tedbirinin önemini ve uygulanma şartlarını ortaya koymaktadır:
-
Araçlar → Delil + suçta kullanılan eşya → el koyma + müsadere,
-
Paralar → Suçtan elde edilen kazanç → el koyma + müsadere,
-
Sahte belgeler → Delil → el koyma.
Yerel mahkemenin bu konudaki eksik değerlendirmesi bozma sebebi yapılmış, böylece Yargıtay, elkoyma tedbirinin hem adil yargılama hem de mülkiyet hakkı bakımından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha vurgulamıştır.