Single Blog Title

This is a single blog caption

Suç İşlendikten Sonra Yürürlüğe Giren Kanuna Göre Suç Sayılmayan Fiilden Dolayı Cezalandırılamama

Görsel üretildi

Giriş

Ceza hukukunun temel taşlarından biri, kanunilik ilkesidir. Bu ilkeye göre; “Kanunsuz suç ve ceza olmaz”. Bu ilke, yalnızca ceza hukukunun değil, hukuk devleti ilkesinin de en önemli güvencelerinden biridir.

Türk Ceza Kanunu (TCK), Anayasa ve taraf olunan uluslararası sözleşmeler bu ilkeyi güvence altına almıştır. Özellikle TCK m. 7 ve Anayasa m. 38, “Bir fiil, işlendiği tarihte suç değilse kimse bu fiilden dolayı cezalandırılamaz. Ayrıca fiil işlendiği tarihte suç olmakla birlikte, sonradan çıkan bir kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa, artık o fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz.” hükmünü içermektedir.

Bu makalede, suç işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan fiilden dolayı kimsenin cezalandırılamaması ilkesi; tarihsel gelişimi, yasal dayanakları, Yargıtay içtihatları, uygulamadaki önemi ve insan hakları boyutuyla ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.


1. İlkenin Hukuki Dayanağı

1.1. Anayasa

Anayasa m. 38/1:
“Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz; kimseye suçun işlendiği tarihte kanunda o suç için konulmuş olandan daha ağır ceza verilemez. Suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren kanunun, sanık lehine olan hükümleri uygulanır.”

1.2. Türk Ceza Kanunu

TCK m. 7/1:
“Hiç kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.”

TCK m. 7/2:
“Suçun işlendiği tarihten sonra yürürlüğe giren kanunun, failin lehine olan hükümleri uygulanır.”

Bu hükümler, tartıştığımız konunun doğrudan yasal dayanağını oluşturur.

1.3. Uluslararası Hukuk

  • AİHS m. 7: Kanunsuz suç ve ceza olmaz.

  • Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşme m. 15: “Hiç kimse, işlendiği zaman suç teşkil etmeyen bir fiilden dolayı mahkûm edilemez.”


2. İlkenin İçeriği

Bu ilke iki durumu kapsar:

  1. Fiil işlendiği anda suç değilse: Hiç kimse cezalandırılamaz.

    • Örneğin: 2010’da yürürlükte olmayan bir kanuna dayanarak kişi suçlanamaz.

  2. Fiil işlendiği anda suçtur ama sonradan çıkarılan bir kanunla suç olmaktan çıkarılmışsa:

    • Fail hakkında ceza verilmez.

    • Verilmiş ceza varsa infaz edilmez.

Buna “derhal uygulanma ilkesi” de denir.


3. Yargıtay İçtihatları

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 2008/10-149 E., 2008/222 K.: “Sonradan yürürlüğe giren kanunla suç olmaktan çıkarılan fiillerden dolayı yargılama yapılamaz.”

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2015/3425 E., 2016/1567 K.: “Failin lehine çıkan yeni kanun, derhal uygulanır.”

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2017/2452 E., 2018/1673 K.: “Ceza verilmiş olsa dahi, yeni kanun fiili suç olmaktan çıkarmışsa infaz edilemez.”


4. Uygulama Örnekleri

  1. Basın Suçları: 2000’li yıllarda basın özgürlüğüne ilişkin bazı suç tipleri, kanun değişikliğiyle suç olmaktan çıkarılmıştır. Bu fiillerden dolayı açılan davalar düşürülmüştür.

  2. Tütün ve İçki Kaçakçılığı: Önceden suç sayılan bazı fiiller, sonraki düzenlemelerle idari yaptırıma dönüştürülmüş ve cezai boyutu ortadan kaldırılmıştır.

  3. Siyasi Suçlar: Belirli dönemlerde siyasi nitelikli suçların suç olmaktan çıkarılması, geçmişe yürüyerek ceza davalarının düşmesine neden olmuştur.

  4. İnfaz Kanunu Değişiklikleri: Ceza indirimi veya af niteliğinde düzenlemeler, suçun işlenmesinden sonra çıkmışsa fail lehine uygulanır.


5. Lehe Kanun İlkesi ile İlişkisi

Bu ilke, aslında lehe kanunun geçmişe yürümesi ilkesinin bir yansımasıdır.

  • Eğer sonradan çıkan kanun fiili suç olmaktan çıkarmışsa, bu kanun lehe olduğu için geçmişe yürür.

  • Fail cezalandırılmaz, infaz edilmez, hatta adli sicil kaydı silinir.


6. İnsan Hakları Boyutu

AİHM içtihatları, bu ilkeyi insan haklarının ayrılmaz bir parçası olarak görür.

  • Kokkinakis v. Yunanistan (1993) kararında AİHM, öngörülebilir ve açık olmayan kanunlarla kimsenin cezalandırılamayacağını belirtmiştir.

  • Scoppola v. İtalya (2010) kararında ise lehe kanunun geçmişe yürümesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bu ilke, bireyleri keyfi cezalandırmalara karşı korur.


7. Günlük Hayata Etkileri

  • Cezaevinde bulunan birçok hükümlü, fiilin suç olmaktan çıkarılmasıyla tahliye edilir.

  • Adli sicil kayıtları silinir.

  • Toplumda hukuka güven artar; bireyler geriye dönük olarak cezalandırılma endişesi taşımaz.

  • Örneğin, sosyal medya paylaşımlarına ilişkin bazı düzenlemeler değiştiğinde, önceki yıllarda yapılan paylaşımlar suç kapsamından çıkabilir.


8. Eleştiriler

  • Toplumsal Etki: Bazı ağır fiiller, politik nedenlerle suç olmaktan çıkarıldığında kamu vicdanı rahatsız olabilir.

  • Hukuk Güvenliği: Kanun koyucunun sık sık suç tiplerini değiştirmesi, öngörülebilirliği zedeleyebilir.

  • Siyasi Müdahale Riski: İktidarlar, belli kesimlerin yararına suç tiplerini kaldırabilir.


Sonuç

“Suç işlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan fiilden dolayı kimse cezalandırılamaz” ilkesi, ceza hukukunun temel güvencelerinden biridir. Anayasa, TCK ve uluslararası sözleşmeler bu ilkeyi açıkça düzenlemiştir.

Yargıtay da bu doğrultuda kararlar vermekte, fiilin suç olmaktan çıkarılması halinde davaların düşmesine veya cezaların infaz edilmemesine hükmetmektedir.

Bu ilke, hukuk devleti, adalet ve bireysel özgürlükler açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak kanun koyucunun bu ilkeyi kötüye kullanmaması, ceza adaletinin korunması açısından elzemdir.

Sonuç olarak; suçun işlenmesinden sonra yürürlüğe giren kanun fiili suç olmaktan çıkarmışsa, kimse cezalandırılamaz. Bu, hukuk devletinin ve insan haklarının en güçlü güvencelerinden biridir.

Leave a Reply

Open chat
Avukata İhtiyacım var
Merhaba
Hukuki Sorunuz nedir ?
Call Now Button