Single Blog Title

This is a single blog caption

Yurt Dışından Kargo ile Gelen Elektronik Ürünün Beyansız Olduğu Gerekçesiyle Başlatılan 5607 Soruşturmasında Takipsizlik Talebine Dair Dilekçe

T.C. ……… CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

SORUŞTURMA NO : …/…
ŞÜPHELİ : ……… (TC: ……)
VEKİLİ : Av. Ferhat Küle – İstanbul Barosu
KONU : Müvekkil hakkında, yurt dışından kargo ile gelen elektronik ürün nedeniyle başlatılan 5607 sayılı Kanun kapsamında yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi talebimizden ibarettir.


AÇIKLAMALAR

I. OLAYIN ÖZETİ

Müvekkilin yurt dışından ……… internet sitesi üzerinden sipariş ettiği ……… marka/model elektronik ürün, kargo firması tarafından yapılan rutin taramada beyansız eşya şüphesiyle gümrük idaresince durdurulmuş ve akabinde dosya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek 5607 sayılı Kanun kapsamında soruşturma başlatılmıştır.

Müvekkilin sipariş işlemi tamamen ticari amaç taşımayan, kişisel kullanım sınırları içinde bir alışveriştir. Müvekkil ürünün niteliğini bilerek gizlememiş, yasaya aykırı bir beyan veya gümrükten kaçırma kastıyla hareket etmemiştir. Bu nedenle suçun manevi unsuru oluşmamıştır.


II. HUKUKİ DEĞERLENDİRME

1. 5607 Sayılı Kanun Kapsamında Suçun Unsurları Oluşmamıştır

5607 m.3’te düzenlenen kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için, eşyayı gümrük işlemlerine tabi kılmaksızın ülkeye sokma veya gerçeğe aykırı beyanla gümrük vergilerinin ödenmesinden kaçınma kastı bulunmalıdır.
Somut olayda;

  • Ürün posta/kargo yoluyla gelmiştir, sınır aşımı müvekkilin fiili kontrolü dışındadır.

  • Beyannamenin hazırlanması ve gümrük işlemleri kargo şirketi tarafından yürütülmektedir.

  • Müvekkilin gümrük işlemlerine müdahil olması mümkün değildir.

  • Vergi kaybına yol açacak kasıtlı bir davranış bulunmamaktadır.

2. Kargo/posta yoluyla gelen eşyada alıcının kastı yoksa ceza sorumluluğu doğmaz (Yargıtay içtihatları)

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, posta veya hızlı kargo yoluyla gelen eşyalarda alıcının kaçakçılık suçundan sorumlu tutulabilmesi için “bilerek ve isteyerek vergiden kaçınma kastı” aranacağını açıkça belirtmiştir:

“Eşyanın kargo/posta yoluyla gelmesi halinde, alıcının bizzat beyanda bulunması veya gerçeğe aykırı beyanı yönlendirmesi olmadığı sürece kaçakçılık kastı bulunmadığı kabul edilir.”
(Yargıtay 7. CD, 2019/… E., 2020/… K.)

Yine Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre:

  • Ticari mahiyette olmayan, kişisel kullanım sınırında kalan ürünlerde kaçakçılık kastı kabul edilmez.

  • Eşya değerinin düşük olması, siparişin açık platformlardan yapılması ve ödemenin belgeli olması, kastı ortadan kaldıran unsurlardır.

3. Olayda Vergi Kaybı Yoktur – Kast Yokluğu Nedeniyle Suç Oluşmaz

Elektronik ürünün niteliği ve değeri itibarıyla olay tamamen idari nitelikte bir işlem konusudur. Beyan eksikliği veya yanlışlığı varsa dahi bu durum kabahat niteliğinde olup idari para cezası ile çözümlenmesi gereken bir husustur.

5607 kapsamında ceza sorumluluğu için gereken kast unsuru yoktur.

4. Soruşturmanın Kamu Adına Sürdürülmesinin Orantısızlığı

Ceza soruşturmasının amacı toplum yararını korumaktır. Kişisel kullanım amaçlı siparişte müvekkilin suç kastı olmaması, maddi kayıp bulunmaması ve olayın tamamen idari bir işlem kapsamında değerlendirilebilir olması karşısında ceza soruşturması yürütülmesi ölçüsüzdür.

CMK m.172 gereğince kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekir.


III. SONUÇ VE İSTEM

Açıklanan nedenlerle;

  • Müvekkilin kişisel kullanım amacıyla yaptığı siparişin kaçakçılık kastı taşımadığı,

  • Beyanın hazırlanmasının kargo şirketinin sorumluluğunda olduğu,

  • Yargıtay içtihatları gereğince alıcı konumundaki müvekkile kast isnat edilemeyeceği,

  • Olayın ceza hukuku bakımından suç teşkil etmediği,

açık olduğundan 5607 sayılı Kanun kapsamında yürütülen soruşturmada müvekkil hakkında CMK m.172 gereğince KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR verilmesini arz ve talep ederiz.

Leave a Reply

Call Now Button