Hukuk Makaleleri

Rusya’dan Petrol ve Doğal Gaz Alımında Hukuki Riskler

Rusya’dan petrol veya doğal gaz satın almak, Türkiye açısından yalnızca bir enerji ithalatı ve dış ticaret işlemi olarak değerlendirilmemelidir. Özellikle 2022 sonrasında Rus enerji sektörüne yönelik ABD, Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık yaptırımlarının genişlemesi; Rus petrolü bakımından fiyat tavanı uygulamaları, belirli enerji şirketlerinin yaptırım listelerine alınması, Rus bankalarına yönelik finansal kısıtlamalar ve “gölge filo” olarak adlandırılan tanker ağlarına yönelik tedbirler nedeniyle işlemin hukuki yapısı oldukça karmaşık hâle gelmiştir.

Türkiye’de faaliyet gösteren bir şirket açısından öncelikle Türk enerji piyasası mevzuatına, EPDK lisans şartlarına, gümrük mevzuatına ve vergi düzenlemelerine uyulması gerekir. Ancak işlemin Türk hukuku bakımından gerçekleştirilebilir olması, ABD, Avrupa Birliği veya Birleşik Krallık yaptırımları bakımından hiçbir risk bulunmadığı anlamına gelmez.

Nitekim ABD Hazine Bakanlığı, 22 Ekim 2025 tarihinde Rusya’nın en büyük petrol şirketlerinden Rosneft ve Lukoil’i yaptırım listesine almış, bu şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 50 veya daha fazla payına sahip olduğu şirketlerin de bloke edilmiş kişi kapsamında değerlendirileceğini açıklamıştır.

Avrupa Birliği ise Rus petrolüne ilişkin ithalat ve deniz taşımacılığı kısıtlamalarını sürdürürken, Ocak 2026’da kabul edilen yeni düzenlemeyle Rus boru gazı ve LNG ithalatının AB piyasasından kademeli olarak çıkarılmasını kararlaştırmıştır.

Bu nedenle Rusya’dan petrol veya doğal gaz satın almak isteyen Türk şirketlerinin sözleşme imzalanmadan önce yalnızca satıcının fiyatını değil; satıcının kimliğini, ortaklık yapısını, bankaları, ödeme zincirini, gemiyi, sigortacıyı, ürünün menşeini ve işlemde kullanılacak yabancı hizmet sağlayıcıları da incelemesi gerekir.

Rusya’dan Petrol ve Doğal Gaz Alımı Türkiye’de Tamamen Yasak mıdır?

Rusya’dan yapılan her petrol veya doğal gaz alımının Türk hukuku bakımından otomatik olarak yasak olduğu şeklinde genel bir kuraldan söz etmek doğru değildir.

Türkiye açısından petrol ithalatı öncelikle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve EPDK petrol piyasası lisans sistemi kapsamında değerlendirilir. Petrol piyasasında rafinerici, dağıtıcı, depolama, iletim ve diğer faaliyetler için farklı lisans türleri bulunmaktadır. EPDK, 2026 yılında da petrol piyasası lisanslarını yürürlükte tutmakta ve lisans başvurularını elektronik sistem üzerinden yürütmektedir.

Doğal gaz ithalatında ise 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve EPDK doğal gaz ithalat lisansı sistemi önem taşır.

Dolayısıyla ilk değerlendirme;

“Rus ürünü olduğu için yasak mı?”

sorusundan önce;

“Bu şirketin söz konusu enerji ürününü Türkiye’ye ithal etmeye ve piyasada ticaretini yapmaya hukuken yetkisi var mı?”

sorusuyla başlamalıdır.

Ancak Türk enerji ve gümrük mevzuatındaki şartların sağlanması, uluslararası yaptırım riskini ortadan kaldırmaz.

Rusya’dan Petrol İthal Etmek İçin EPDK Lisansı Gerekir mi?

Evet. Petrol ve akaryakıt ticareti Türkiye’de lisanslı piyasa faaliyetidir.

İthal edilecek ürünün ham petrol, motorin, benzin, fuel-oil veya başka bir petrol ürünü olmasına göre uygulanacak EPDK rejimi farklılaşabilir.

EPDK’nın güncel petrol piyasası lisans sisteminde;

  • rafinerici,
  • dağıtıcı,
  • depolama,
  • iletim,
  • taşıma,
  • işleme,
  • ihrakiye teslimi

gibi farklı lisans türleri bulunmaktadır.

Bu nedenle sıradan bir dış ticaret şirketinin;

“Rusya’da uygun fiyatlı petrol bulduk, gemiyle getirip Türkiye’de satalım.”

şeklinde lisans yapısını kurmadan ithalata başlaması mümkün değildir.

Rusya’dan Doğal Gaz Almak İçin Hangi Lisans Gerekir?

Türkiye’ye yurt dışından doğal gaz ithal etmek isteyen şirketin EPDK’nın doğal gaz ithalat lisansı rejimine uygun olması gerekir.

Doğal gazın;

  • uzun dönemli boru hattıyla,
  • spot boru gazı olarak,
  • LNG şeklinde

ithal edilmesine göre uygulanacak izin, kapasite ve altyapı süreçleri değişebilir.

Bu nedenle Rusya’dan doğal gaz satın almak isteyen şirket bakımından yalnızca tedarik sözleşmesinin değil, giriş noktası, iletim kapasitesi, ithalat lisansı ve gerektiğinde LNG terminali erişiminin de birlikte planlanması gerekir.

Rusya’dan Petrol Alımındaki En Büyük Risk Nedir?

Günümüzde Rus petrolü bakımından en önemli hukuki risklerden biri uluslararası yaptırım sistemidir.

ABD ve Avrupa Birliği yaptırımları yalnızca doğrudan petrol satın alınmasına ilişkin yasaklardan oluşmamaktadır.

Yaptırım sistemi;

  • satıcı şirketi,
  • bankayı,
  • taşıma hizmetini,
  • sigortayı,
  • gemiyi,
  • gemi işletmecisini,
  • aracılık hizmetini,
  • finansmanı

da kapsayabilir.

Bu nedenle bir Türk şirketinin Rus petrolünü Türk limanına getirebilecek olması, işlemin bütün yabancı hizmet sağlayıcılar bakımından hukuken mümkün olduğu anlamına gelmez.

Rosneft ve Lukoil ile İşlem Yapmak Neden Özellikle Risklidir?

ABD Hazine Bakanlığı, 22 Ekim 2025 tarihinde Rosneft ve Lukoil’i yaptırım kapsamına aldı.

OFAC açıklamasına göre her iki şirket de Rusya Federasyonu ekonomisinin enerji sektöründe faaliyet göstermeleri nedeniyle yaptırıma tabi tutuldu. Ayrıca bu şirketlerin doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 50 veya daha fazla payına sahip olduğu şirketler de bloke edilmiş kişi sayılmaktadır.

Bu nedenle Türk şirketinin yalnızca sözleşmede yazan satıcı şirketin ismini kontrol etmesi yeterli değildir.

Örneğin satıcı şirketin adı Rosneft veya Lukoil olmayabilir; ancak bu şirketlerden birinin yüzde 50 veya daha fazla iştirakinde bulunması hâlinde OFAC bakımından yaptırım riski ortaya çıkabilir.

Bu nedenle ortaklık zincirinin nihai gerçek faydalanıcıya kadar incelenmesi gerekir.

Bir Rus Aracı Şirket Kullanılması Yaptırım Riskini Ortadan Kaldırır mı?

Hayır.

Ürünün doğrudan yaptırıma tabi bir şirketten değil, başka bir Rus veya üçüncü ülke şirketinden satın alınması tek başına güvenli bir işlem anlamına gelmez.

Şu hususlar ayrıca araştırılmalıdır:

  • Petrolü gerçekte kim üretmiştir?
  • Ürünün mülkiyeti hangi şirketlerden geçmiştir?
  • Satıcı şirketin ortakları kimdir?
  • Ödeme gerçekte hangi kişiye aktarılacaktır?
  • Satıcı yaptırıma tabi bir şirket adına mı hareket etmektedir?
  • Ürünün yükleme terminali ve menşei nedir?

Yaptırım uygulamalarında görünürde farklı bir şirket kullanılması, işlemin ekonomik olarak yaptırım altındaki kişi lehine yapılması hâlinde riski ortadan kaldırmaz.

Rus Petrolünde Fiyat Tavanı Nedir?

Rus petrolü bakımından en fazla yanlış anlaşılan konulardan biri Oil Price Cap, yani petrol fiyat tavanıdır.

Fiyat tavanı, dünya üzerindeki bütün şirketlere;

“Rus petrolünü bu fiyatın üzerinde satın alamazsınız.”

şeklinde uygulanabilecek evrensel bir fiyat kontrolü değildir.

Sistem esas olarak Avrupa Birliği, Birleşik Krallık ve diğer Fiyat Tavanı Koalisyonu ülkelerindeki şirketlerin Rus petrolünün üçüncü ülkelere deniz yoluyla taşınmasına ilişkin belirli hizmetleri sağlamasını, petrolün belirlenen fiyat sınırının altında satın alınması şartına bağlamaktadır.

Avrupa Birliği bakımından 14 Ağustos 2026 itibarıyla yayımlanan güncel değerler;

  • Rus ham petrolü için 47,60 ABD doları/varil,
  • düşük değerli rafine petrol ürünleri için 45 ABD doları/varil,
  • yüksek değerli rafine petrol ürünleri için 100 ABD doları/varil

seviyesindedir. AB, 23 Temmuz 2026 tarihli 21. yaptırım paketiyle otomatik fiyat ayarlama mekanizmasını 15 Temmuz 2027’ye kadar durdurmuştur.

Bununla birlikte farklı yaptırım rejimlerinde fiyat tavanı aynı seviyede olmayabilir. Örneğin Birleşik Krallık, 31 Ocak 2026 itibarıyla ham petrol fiyat tavanını 44,10 ABD dolarına indirmiştir.

Bu nedenle işlemde İngiliz sigortacı, Avrupalı taşıma şirketi veya başka bir Fiyat Tavanı Koalisyonu hizmet sağlayıcısı kullanılıyorsa hangi ülke yaptırımının uygulanacağı ayrıca kontrol edilmelidir.

Türk Şirketi Rus Petrolünü Fiyat Tavanının Üzerinde Alabilir mi?

Bu soruya yalnızca satın alma sözleşmesine bakılarak cevap verilemez.

Fiyat tavanı uygulamasının temel etkisi, fiyat tavanı koalisyonuna tabi kişilerin sağladığı;

  • deniz taşımacılığı,
  • sigorta,
  • reasürans,
  • finansman,
  • aracılık,
  • diğer bağlantılı denizcilik hizmetleri

üzerinden ortaya çıkar.

Bu nedenle bir Türk şirketinin alım fiyatından önce;

“Bu işlemi hangi bankalar, sigortacılar, armatörler ve hizmet sağlayıcılarla gerçekleştireceğiz?”

sorusuna cevap verilmelidir.

Fiyat tavanına tabi yabancı hizmet sağlayıcının bulunduğu işlemde, tavanın üzerindeki fiyat bu hizmetin verilememesine veya yaptırım riski doğmasına neden olabilir.

Rus Petrolünü Taşıyan Gemi Neden Kontrol Edilmelidir?

Rus petrol ticaretinde gemi incelemesi artık yaptırım uyumunun temel parçalarından biridir.

Avrupa Birliği, Rusya’nın yaptırımları ve petrol fiyat tavanını aşmak için kullandığını belirttiği “gölge filo”ya yönelik kapsamlı kısıtlamalar uygulamaktadır.

23 Temmuz 2026 itibarıyla AB’nin gölge filo kapsamında kısıtlama uyguladığı gemi sayısı 670’i aşmıştır. Bu gemilere AB limanlarına erişim ve çeşitli denizcilik hizmetlerinin sağlanması bakımından kısıtlamalar uygulanmaktadır.

Bu nedenle petrol ithalatında yalnızca geminin güncel ismi kontrol edilmemelidir.

Özellikle;

  • IMO numarası,
  • eski gemi adları,
  • bayrak geçmişi,
  • gemi sahibi,
  • işletmeci,
  • P&I sigortacısı,
  • yaptırım listesi kayıtları

incelenmelidir.

AIS Sinyalinin Kapatılması Neden Risklidir?

Yaptırım riski yüksek enerji taşımalarında geminin AIS kayıtlarının olağan dışı biçimde kesilmesi ciddi bir uyum göstergesi olabilir.

Avrupa Birliği de gölge filo kapsamında;

  • izleme sistemlerinin kapatılması,
  • sahte bayrak kullanılması,
  • karmaşık ortaklık yapıları

gibi yöntemlerin kullanıldığını belirtmektedir.

Bu nedenle geminin belirli bir dönemde konum bilgisini gizlemesi veya açıklanamayan gemiden gemiye transferlerde bulunması hâlinde işlem ayrıca incelenmelidir.

Rus Petrolünde Gemi Gemiden Transfer Riski Nedir?

Ship-to-ship, yani gemiden gemiye transfer, petrol ticaretinde hukuka uygun ticari nedenlerle kullanılabilir.

Ancak Rus petrolü bakımından yaptırım incelemesinde bu işlemler özellikle önem taşır.

Ürün bir Rus limanından çıktıktan sonra başka bir gemiye aktarılmış ve daha sonra farklı bir ticari belgeyle Türkiye’ye yönlendirilmiş olabilir.

Bu durumda transfer işlemi ürünün Rus menşeini kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Dolayısıyla menşe incelemesi yalnızca Türkiye’ye gelen son geminin yükleme limanına bakılarak yapılmamalıdır.

Rus Petrolünün Başka Bir Ülkede Rafine Edilmesi Yaptırım Riskini Ortadan Kaldırır mı?

Her zaman değil.

Bu konu özellikle 2025 ve 2026 yıllarında önemli ölçüde sıkılaştırılmıştır.

Avrupa Birliği, 18. yaptırım paketinde Rus ham petrolünden üçüncü ülkelerde üretilen belirli rafine petrol ürünlerine ilişkin ithalat kısıtlamaları getirmiştir.

Birleşik Krallık da 20 Mayıs 2026 itibarıyla üçüncü ülkelerde Rus ham petrolünden rafine edilen belirli petrol ürünlerinin ithalatına yönelik yasak uygulamaya başlamıştır.

Bu düzenlemeler Türk şirketinin Türkiye’ye yaptığı her ithalata doğrudan uygulanacak bir yasak anlamına gelmeyebilir. Ancak ürün daha sonra Avrupa veya Birleşik Krallık pazarına yönlendirilecekse ham petrolün kaynağının izlenebilirliği önemli hâle gelir.

Rusya’dan Doğal Gaz Alımında Petrol Fiyat Tavanı Uygulanır mı?

Petrol fiyat tavanı doğal gaz bakımından aynı şekilde uygulanmaz.

OFAC’ın kendi açıklamalarında “petroleum products” kavramının doğal gaz ve LNG’yi kapsamadığı belirtilmektedir.

Bu nedenle Rus doğal gazı bakımından hukuki risklerin merkezinde;

  • satıcı şirket yaptırımları,
  • banka yaptırımları,
  • ödeme sistemleri,
  • LNG taşımacılığı,
  • terminal hizmetleri,
  • Avrupa Birliği’nin Rus gazını aşamalı olarak yasaklayan düzenlemeleri

bulunmaktadır.

Avrupa Birliği Rus Doğal Gazını Yasakladı mı?

Avrupa Birliği, 26 Ocak 2026 tarihinde Rus boru gazı ve LNG ithalatının aşamalı olarak yasaklanmasına ilişkin düzenlemeyi kabul etti.

Düzenlemeye göre geçiş süreleri mevcut sözleşmelerin niteliğine göre değişmekle birlikte Rus LNG ithalatında tam yasak 2027 başında, boru gazında ise 2027 sonbaharında uygulanacaktır.

AB ülkelerinin gazın üretildiği ülkeyi kontrol etmesine yönelik hükümler de düzenlemenin içerisinde yer almaktadır.

Bu durum Türkiye’den veya Türkiye üzerinden gerçekleştirilecek gelecekteki gaz ticareti açısından da menşe ve yeniden satış planlamasını önemli hâle getirmektedir.

Rus Gazının Türkiye Üzerinden Avrupa’ya Satılması Riskli midir?

Bu tür işlemlerde ürünün yalnızca Türkiye’den çıkıyor olması yeterli değildir.

Avrupa Birliği’nin 2026 yılında kabul ettiği düzenleme, doğal gazın üretildiği ülkenin tespit edilmesine yönelik kontroller öngörmektedir.

Dolayısıyla Rusya’da üretilmiş doğal gazın Türkiye’ye getirilmesi ve daha sonra ticari zincire dâhil edilmesi, gazın Rus menşeinin otomatik olarak ortadan kalktığı anlamına gelmez.

AB piyasasına yönelik herhangi bir yeniden satış modeli kurulacaksa;

  • gazın menşei,
  • sözleşme zinciri,
  • üretim kaynağı,
  • teslim noktaları,
  • uygulanacak geçiş hükümleri

ayrıca incelenmelidir.

LNG Alımında Ek Yaptırım Riski Var mıdır?

Evet.

Rus LNG’sinde özellikle;

  • LNG üretici şirketinin kimliği,
  • terminal,
  • LNG tankeri,
  • gemi sahibi,
  • bakım ve teknik hizmet sağlayıcıları

önem taşımaktadır.

Avrupa Birliği Rus LNG tankerlerine ve belirli LNG terminal hizmetlerine ilişkin kısıtlamaları da genişletmiştir. 2026 tarihli yaptırım paketlerinde Rus LNG tankerlerine yönelik bakım hizmetleri ile LNG terminal hizmetleri üzerinde yeni tedbirler kabul edilmiştir.

Bu nedenle LNG işlemi yalnızca “gaz satışı” olarak değerlendirilmemelidir.

Rus Bankalarıyla Ödeme Yapmak Neden Sorun Çıkarabilir?

Rus enerji ithalatında en önemli pratik sorunlardan biri ödeme sistemidir.

ABD Hazine Bakanlığı 21 Kasım 2024 tarihinde Gazprombank’ı yaptırım listesine almıştır. Aynı işlem kapsamında çok sayıda Rus finans kuruluşu da yaptırıma tabi tutulmuştur.

Petrol şirketlerinin veya satıcıların hesaplarının yaptırıma tabi bankalarda bulunması durumunda;

  • ABD doları ödemeleri,
  • ABD muhabir bankaları,
  • Avrupa bankaları,
  • yaptırım politikası sıkı Türk bankaları

işlemi gerçekleştirmeyi reddedebilir.

Dolayısıyla satıcıyla sözleşme yapılmadan önce ödeme bankasının hukuken ve operasyonel olarak işlemi kabul edip etmeyeceği kontrol edilmelidir.

ABD Dolarıyla Ödeme Yapmak Riski Artırır mı?

Evet.

ABD dolarıyla gerçekleştirilen uluslararası ödemelerin çoğu aşamada ABD finansal sistemi veya ABD muhabir bankalarıyla bağlantı kurması mümkündür.

Bu nedenle yaptırıma tabi bir Rus kişi veya şirketle yapılan işlemde ABD doları kullanılması ABD yaptırım yetkisinin gündeme gelmesine neden olabilir.

Ancak;

“Dolar kullanmayalım, yaptırım sorunu tamamen ortadan kalksın.”

yaklaşımı da doğru değildir.

Çünkü yaptırım riski yalnızca para biriminden kaynaklanmaz. Yaptırıma tabi kişiyle işlem yapılması veya belirli sektörlerde ikincil yaptırım riskinin bulunması ayrı sorunlardır.

Ödeme para birimini değiştirmek, hukuka aykırı bir işlemi hukuka uygun hâle getirmez.

Türk Bankası İşlemi Neden Reddedebilir?

Bir Türk bankası yabancı yaptırımlara her durumda doğrudan aynı şekilde tabi olmasa bile;

  • ABD muhabir bankacılık ilişkileri,
  • Avrupa finans piyasalarına erişimi,
  • kendi yaptırım uyum politikası,
  • kara para aklama ve müşteri tanıma yükümlülükleri

nedeniyle Rusya bağlantılı enerji ödemesini kabul etmeyebilir.

Bu nedenle milyonlarca dolarlık petrol veya doğal gaz sözleşmesi imzalandıktan sonra bankaya;

“Bu ödemeyi yapabilir miyiz?”

sorusunun sorulması geç kalınmış bir kontrol olabilir.

Ödeme altyapısı sözleşme imzalanmadan önce doğrulanmalıdır.

Sigorta Şirketleri Neden Önemlidir?

Rus petrolünün deniz yoluyla taşınmasında sigorta ve özellikle P&I sigortası kritik önemdedir.

Sigortacı Avrupa Birliği, Birleşik Krallık veya başka bir yaptırım rejimine tabi olabilir.

Bu durumda petrolün satın alınması Türk alıcı açısından mümkün görünse bile;

  • sigorta,
  • reasürans,
  • gemi finansmanı,
  • broker hizmeti

yaptırım nedeniyle sağlanamayabilir.

Bu özellikle fiyat tavanı üzerinde gerçekleştirilen petrol işlemlerinde ciddi bir risktir.

Yaptırım Listesi Kontrolünde Yalnızca Şirket İsmi Yeterli midir?

Hayır.

Rusya yaptırımları bakımından yapılması gereken inceleme yalnızca şirket unvanını kontrol etmek değildir.

Özellikle şu kişiler incelenmelidir:

  1. Doğrudan satıcı,
  2. üretici,
  3. ana şirket,
  4. yüzde 50 ve üzeri ortaklar,
  5. gerçek faydalanıcılar,
  6. banka,
  7. gemi sahibi,
  8. gemi işletmecisi,
  9. sigortacı,
  10. aracılar.

Rosneft ve Lukoil yaptırımlarında OFAC, yüzde 50 veya daha fazla doğrudan ya da dolaylı iştiraklerin de bloke edilmiş sayılacağını açıkça belirtmiştir.

Bu nedenle yaptırım taramasında ownership screening, yani ortaklık kontrolü özel önem taşır.

Rusya’dan Petrol ve Gaz Alımında Sözleşmeye Yaptırım Maddesi Konulmalı mıdır?

Evet.

Yüksek değerli Rus enerji sözleşmelerinde kapsamlı bir sanctions clause, yani yaptırım maddesi bulunması önemlidir.

Bu maddede en azından;

  • tarafların yaptırım listelerinde bulunmadığı,
  • yaptırıma tabi kişi adına hareket edilmediği,
  • kullanılan bankaların hukuken işlem yapabilecek durumda olduğu,
  • gemi ve taşıyıcının yaptırım listesinde bulunmadığı,
  • işlem sonradan yasak hâle gelirse yükümlülüklerin ne olacağı,
  • ödemenin yaptırım nedeniyle hukuken yapılamaması hâlinde izlenecek yol,
  • sözleşmenin askıya alınması veya sona erdirilmesi

düzenlenmelidir.

Ancak yaptırım maddesinin varlığı, yasak bir işlemi yapılabilir hâle getirmez.

Bu hükümler yalnızca tarafların hukuka uygun işlem sırasında ortaya çıkabilecek yaptırım değişikliği riskini paylaşmasını sağlar.

“Change in Sanctions” Maddesi Neden Önemlidir?

Rusya yaptırımları hızlı biçimde değişebilmektedir.

Nitekim Avrupa Birliği 23 Temmuz 2026 tarihinde 21. yaptırım paketini kabul etmiş ve enerji, bankacılık, gölge filo ve üçüncü ülke finans kuruluşlarına ilişkin yeni tedbirler getirmiştir.

Bu nedenle üç yıllık veya beş yıllık bir enerji sözleşmesinde yalnızca imza tarihindeki hukuki durumun dikkate alınması yeterli değildir.

Sözleşmede sonradan;

  • satıcının yaptırım listesine girmesi,
  • bankanın yaptırıma tabi tutulması,
  • taşıma hizmetinin yasaklanması,
  • yeni ithalat kısıtlaması gelmesi

hâlinde sözleşmenin nasıl uygulanacağı düzenlenmelidir.

Rusya’dan Petrol Alımında Menşe Belgesi Yeterli midir?

Menşe belgesi önemli olmakla birlikte tek başına yeterli bir yaptırım uyum aracı değildir.

Özellikle petrol ticaretinde;

  • yükleme limanı,
  • ürünün üretim kaynağı,
  • gemi hareketleri,
  • önceki kargolar,
  • gemiden gemiye transferler,
  • satıcı zinciri

birlikte incelenmelidir.

Avrupa Birliği yaptırımlardan kaçınmak amacıyla malın gerçek niteliğinin veya menşeinin gizlenmesi ve karmaşık finansal yapılar kullanılmasına karşı ayrıca tedbirler geliştirmiştir.

Çok Ucuz Rus Petrolü Satın Almak Hukuken Riskli midir?

Piyasa fiyatından düşük fiyat tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez.

Rus petrolünün uluslararası yaptırımlar nedeniyle indirimli işlem görmesi ekonomik olarak mümkündür.

Ancak olağan dışı düşük fiyat;

  • yaptırıma tabi bir şirket,
  • yaptırıma tabi tanker,
  • sigortasız taşıma,
  • menşe veya belge problemi,
  • fiyat tavanı ihlali

gibi başka risklerle birlikte bulunuyorsa daha ayrıntılı inceleme yapılmalıdır.

Fiyat avantajı, yaptırım uyum incelemesinin yerine geçmemelidir.

Rus Petrolü veya Gazı Alınmadan Önce Hangi Kontroller Yapılmalıdır?

Rus enerji ithalatında sözleşme imzalanmadan önce en azından şu alanlarda hukuki inceleme yapılmalıdır:

  • Türk enerji piyasası lisansları,
  • ürünün GTİP’i ve gümrük rejimi,
  • satıcının yaptırım durumu,
  • ortaklık yapısı ve gerçek faydalanıcıları,
  • ödeme bankaları,
  • ürünün menşei,
  • gemi ve IMO numarası,
  • armatör ve işletmeci,
  • sigorta ve reasürans,
  • uygulanabilir fiyat tavanı,
  • sözleşmenin yaptırım hükümleri,
  • ithalat sonrasındaki satış pazarı.

Bu incelemenin ürün yüklendikten sonra yapılması önemli mali kayıplara neden olabilir.

Rus Enerji İşlemlerinde Due Diligence Neden Daha Kapsamlı Olmalıdır?

Normal bir uluslararası ticaret işleminde şirketin ticaret sicili ve mali gücü incelenebilir.

Rus petrol ve doğal gaz işleminde ise buna ek olarak;

sanctions due diligence, yani yaptırım uyum incelemesi gerekir.

Özellikle ABD, AB ve Birleşik Krallık listeleri hızla değişebildiğinden kontrol yalnızca sözleşmenin imzalandığı gün yapılmamalıdır.

Taraflar yeniden;

  • ödeme öncesinde,
  • yükleme öncesinde,
  • gemi değişikliğinde,
  • önemli sözleşme değişikliklerinde

kontrol edilmelidir.

Rusya’dan Petrol ve Doğal Gaz Alımında Hukuki Süreç Nasıl Kurulmalıdır?

İşlemde önce Türk hukuku bakımından ithalatçının yetkisi ve EPDK lisansı kontrol edilmelidir.

Petrolde ürünün GTİP’i, lisans kapsamı, ihtisas gümrüğü ve depolama altyapısı; doğal gazda ise ithalat lisansı, tedarik yöntemi, iletim kapasitesi ve gerekiyorsa LNG terminali erişimi belirlenmelidir.

Ardından Rus satıcı ve bütün işlem zinciri yaptırım taramasından geçirilmelidir.

Özellikle Rosneft ve Lukoil bağlantısı, yüzde 50 sahiplik kuralı ve Rus bankalarının yaptırım durumu incelenmelidir.

Deniz yoluyla petrol taşınacaksa ayrıca gemi, armatör, sigortacı ve uygulanabilir petrol fiyat tavanı kontrol edilmelidir.

Ancak bu incelemeler tamamlandıktan sonra kesin uluslararası satın alma sözleşmesinin imzalanması daha güvenli olacaktır.

Sık Sorulan Sorular

Türkiye Rusya’dan petrol alabilir mi?

Rusya menşeli petrolün Türkiye’ye ithalatında öncelikle Türk enerji, EPDK, gümrük ve vergi mevzuatı uygulanır. Ancak işlemde yaptırıma tabi şirket, banka, gemi, sigortacı veya yabancı hizmet sağlayıcı bulunması ayrıca ciddi yaptırım riski doğurabilir.

Rusya’dan doğal gaz almak Türkiye’de yasak mıdır?

Doğal gaz ithalatı Türkiye bakımından EPDK ithalat lisansı rejimine tabidir. Buna karşılık Avrupa Birliği, 2026 yılında Rus boru gazı ve LNG ithalatını kademeli biçimde sona erdirecek bağlayıcı düzenlemeyi kabul etmiştir.

Rosneft’ten petrol satın almak riskli midir?

Evet. Rosneft, 22 Ekim 2025 tarihinden itibaren OFAC yaptırımlarına tabi şirketlerden biridir. Rosneft’in yüzde 50 veya daha fazla sahip olduğu şirketler de yaptırım kapsamında değerlendirilebilir.

Lukoil yaptırım listesinde midir?

Evet. OFAC, Lukoil’i de 22 Ekim 2025 tarihinde yaptırım kapsamına almıştır. Belirli Lukoil işlemleri için dönemsel genel lisanslar bulunabilmekle birlikte bunların kapsamı ve süresi işlem tarihinde ayrıca kontrol edilmelidir.

Rus petrolünde fiyat tavanı kaç dolardır?

14 Ağustos 2026 itibarıyla AB sisteminde ham petrol fiyat tavanı 47,60 ABD doları/varildir. Rafine ürünlerde 45 ve 100 ABD doları olmak üzere iki farklı tavan bulunmaktadır. Birleşik Krallıkta ise ham petrol tavanı 31 Ocak 2026’dan itibaren 44,10 ABD dolarıdır. İşlemde hangi yaptırım rejiminin uygulanacağı ayrıca belirlenmelidir.

Fiyat tavanı Türk şirketini doğrudan bağlar mı?

Fiyat tavanı, tüm dünyadaki alıcılar için tek başına genel bir satın alma fiyatı yasağı değildir. Esas etkisi Fiyat Tavanı Koalisyonuna tabi taşıma, sigorta, finansman ve bağlantılı hizmetler üzerinden ortaya çıkar. İşlemin yapısı ayrıca değerlendirilmelidir.

Rus petrolünü Çin veya başka bir ülkedeki şirketten almak yaptırım sorununu kaldırır mı?

Hayır. Aracı veya üçüncü ülke şirketinin bulunması ürünün menşeini ve yaptırıma tabi ekonomik tarafları kendiliğinden değiştirmez. Satıcı zinciri ve gerçek faydalanıcılar ayrıca incelenmelidir.

Rus petrolünü taşıyan geminin yaptırım listesinde olması önemli midir?

Evet. Özellikle AB ve Birleşik Krallık gölge filo gemilerine yönelik geniş kapsamlı kısıtlamalar uygulamaktadır. AB’nin 23 Temmuz 2026 itibarıyla bu kapsamda listelediği gemilerin sayısı 670’i aşmıştır.

Rus gazını Türkiye’ye getirip Avrupa’ya satmak mümkün müdür?

Avrupa Birliği Rus doğal gazının ithalatını kademeli olarak yasaklayan düzenlemeyi yürürlüğe koymuştur ve gazın üretildiği ülkenin doğrulanmasına yönelik kontroller öngörmektedir. Bu nedenle Türkiye üzerinden satış, gazın Rus menşeini otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Sonuç

Rusya’dan petrol ve doğal gaz alımı, Türkiye açısından yalnızca EPDK lisansı ve gümrük beyannamesiyle çözülebilecek bir dış ticaret işlemi değildir.

İlk aşamada Türk hukuku bakımından ithalatçının ilgili enerji piyasasında faaliyet göstermeye yetkili olup olmadığı belirlenmelidir. Petrol bakımından 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve EPDK petrol piyasası lisansları; doğal gaz bakımından ise 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve doğal gaz ithalat lisansı sistemi dikkate alınmalıdır. EPDK, 2026 yılında da her iki piyasa için ayrı lisans ve lisans bedeli sistemlerini uygulamaktadır.

Ancak Rusya bağlantılı işlemlerde bundan sonra ikinci bir inceleme yapılması gerekir: uluslararası yaptırım uyumu.

ABD, Ekim 2025’te Rosneft ve Lukoil’i yaptırım kapsamına almıştır. Ayrıca bu şirketlerin yüzde 50 veya daha fazla sahip oldukları iştiraklerin de bloke edilmiş kişi sayılması mümkündür.

Rus petrolü bakımından ayrıca fiyat tavanı sistemi, deniz taşımacılığı hizmetleri, gemi yaptırımları ve gölge filo riski bulunmaktadır. Avrupa Birliği 23 Temmuz 2026 tarihli 21. yaptırım paketiyle enerji sektörü, petrol ticareti, gölge filo ve finans kuruluşlarına yönelik tedbirlerini daha da genişletmiştir.

Doğal gazda ise risk farklıdır. Avrupa Birliği Ocak 2026’da Rus LNG ve boru gazı ithalatının kademeli olarak sona erdirilmesine ilişkin bağlayıcı düzenlemeyi kabul etmiş; LNG için tam yasağın 2027 başında, boru gazı için ise 2027 sonbaharında devreye girmesini öngörmüştür.

Bu nedenle Rusya’dan petrol veya doğal gaz almayı planlayan Türk şirketinin sözleşme imzalanmadan önce;

satıcıyı, ana şirketi, ortaklık yapısını, gerçek faydalanıcıları, bankaları, gemiyi, armatörü, sigortacıyı, ürünün gerçek menşeini, fiyat tavanı kurallarını ve nihai satış pazarını

birlikte incelemesi gerekir.

Özellikle uluslararası enerji ticaretinde en ciddi hukuki hata, milyonlarca dolarlık satın alma sözleşmesi imzalandıktan veya tanker yola çıktıktan sonra;

“Banka ödemeyi yapmıyor.”, “Gemi yaptırım listesine alınmış.” veya “Sigorta şirketi taşıma için teminat vermiyor.”

sorunlarıyla karşılaşmaktır.

Bu nedenle Rusya’dan petrol ve doğal gaz alımında hukuki uygunluk incelemesi, mal Türkiye’ye geldiğinde değil; satın alma sözleşmesi imzalanmadan, ödeme yapılmadan ve sevkiyat başlatılmadan önce gerçekleştirilmelidir.

Leave a Reply

Call Now Button